İstanbul Batakhaneleri
| Yazar | : | Adnan Veli |
| İsbn | : | 9786069626163 |
| Yayın Tarihi | : | Mart, 2018 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 279 |
| Ölçü | : | 13,5 x 21,5 cm |
Adnan Veli, bu soy yazarlardandı. 1949’da Vatan'da başlayan yazarlık serüveni; önce haftalık mizah dergisi Akbaba, sonra dönemin daha çok genç kuşaklar tarafından çıkarılan modern mizah dergilerinde devam etti.
Casus olduğu anlaşılan İtalyan kadın arkadaşı dolayısıyla idam cezası aldı. İçerdeyken, “Bir Hukukçu” imzasıyla suç-ceza olguları üzerine; “Mehmet Yanık” imzasıyla ise Mapusane Çeşmesini (1952) yazdı. Ayrıca aynı gazetede mizahi ve fantezi yazılar yayımladı.
Adım küçük bir değişiklikle İstanbul Batakhaneleri yaptığımız “Batakhane İnsanları” seksen yedi gün sürmüş bir “tefrika”dır. Duyurularında “röportaj” olarak tanımlanan yazı dizisi, yedi başlıktan oluşan “röportaj-hikâye” olarak da değerlendirilebilir. Gizlenmiş bir kimlikle, sade bir vatandaş olarak hayatın çeşitli alanlarında “rol alarak” gözlemleri yazıya dökmek çok eski bir gazetecilik tekniğidir. Adnan Veli, İstanbul’un kumarhane, pavyon, randevuevi, kerhane ve sokaklarında müşteri avlayan hayat kadınlarıyla bir hayli zaman geçiriyor ve tanıklıklarını günübirlik gazetesine yetiştiriyor. Bu iğrenç mekânlarda gezinirken bir yandan da kendini sorguluyor ve okurlarıyla paylaşıyor: “Benim tek düşüncem, benden sonrakilere, yürüdüğüm yolun çukurlarla dolu olduğunu hatırlatmaktı.”
O zamanlar, gazeteciliği yüce bir insanlık görevi olarak gören gazeteciler vardı; Adnan Veli, onlardan biriydi...